Etkinlikler

MENA keşfedilmeyi bekliyor

dubai digital game conference

DGC Dubai, Arapça konuşulan pazarlara açılmak için önemli bir fırsat

Türkiye’nin coğrafi konumu sebebiyle bir köprü olduğunu söyler dururuz. Belki pek çok sektör için doğrudur ama iş oyun sektörüne gelince, Doğu ile Batı’yı birbirine bağlamaktan çok uzak olduğumuz ortada. Henüz kabuğundan yeni yeni çıkmaya başlayan sektörümüz, maalesef komşularından habersiz.

Halbuki MENA bölgesi son yıllarda oyun sektöründe en hızlı yükselen coğrafyalardan. Toplam 16 ülkeye bölünen sektörün pazar büyüklüğü ise 2,5 milyar dolar. Bu pazarı özel kılan ise hızla gelişmeye devam etmesi. Bu hem potansiyelinin sürekli artması anlamına geliyor hem de rekabeti kolaylaştırıyor.

Eğer oyun pazarımızı milyar dolarlar seviyesine getireceksek; bunun yolu, daha geniş bir coğrafyada söz sahibi olmaktan ve bu coğrafyaları birleştiren yapımızı avantaja çevirmekten geçiyor.

Elbette pazarın belli pazarlama kanallarını oluşturamamış olması, farklı kültür ve dillere (lehçelere) bölünmesi, yayıncılık ve işbirlikleri açısından sıkıntılar da getiriyor. Ancak bu sıkıntılar, bölge ile yakın ilişkiler kurarak avantaja çevrilebilir ama gittikçe rekabetin yükseldiği, kullanıcı kazanımı maliyetlerinin LTV’leri ezip geçtiği Batı pazarlarına bakarsanız, aynı şeyi söylemek hiç de kolay değil. Batı’daki zorlukların avantaja çevrilebilir bir yanı yok. Bütün dünya oyun sektörü büyüme için gelişmekte olan pazarlara yönelirken, benzer arayışlar bizim için de kaçınılmaz olacak.

Burada asıl ilgimi çeken nokta, Türkiye’nin tarihi ve kültürel olarak MENA coğrafyası ile bu kadar çok bağı varken, bunu pazara girmede bir avantaj olarak kullanmıyor olması, bu konudaki hevessizliği. Üstelik önümüzde çok güzel başarı hikayeleri de var. Facebook oyunlarına odaklandığı dönemde Peak Games ve mobil oyun pazarında Netmarble, bu kültürel bağları yayıncılık alanında başarıya çevirdiler ve bu çabalarının meyvesini fazlasıyla aldılar. İş MENA’ya açılmaya geldiğinde Avrupa’dan da Çin’den de daha avantajlı olduğumuz ortada değil mi?

Ben bu hevessizliği bilgi eksikliğine bağlıyorum. Oyun geliştiriciler için belki mesafe olarak yakın ama aşinalık olarak çok uzak bir dünya Orta Doğu. Türkiye’den bakınca kendi iç politikalarımızın da etkisiyle, gözümüzde büyüyor. Kazanç kaybetmeyi efor harcamaya tercih ediyoruz.

Bunu yıkmanın yolu ise bölgeye gitmek, görmek, tanışmak, tartışmak, dinlemek ve anlamaya çalışmaktan geçiyor. Bunun için en iyi fırsat da 12-13 Nisan tarihlerindeki Digital Game Conference Dubai. Avrupa’da gitmeye alıştığımız B2B konferanslara benzer, hatta onlardan biraz da daha rahat bir etkinlik. Etkinliğin tümü uluslararası ve tüm program İngilizce.

Eğer sektör olarak bu bağı, bu köprüyü kurmayı başaramazsak, belki de önümüze çıkabilecek en büyük fırsatlardan birini kaçırmış olacağız.

Tugbek Olek
Türkiye oyun sektörünün en eski profesyonellerinden olan Tuğbek Ölek, kariyerine 1996’da tekniker olarak başladı ve ardından oyun basınına geçti. Yaklaşık 20 yıl boyunca aralarında Oyungezer, Level, Progamer, Free2Play’in de bulunduğu pek çok yayının yöneticiliğini yaptı. 1999 senesinde Türkiye’nin ilk profesyonel oyun turnuvasını organize ederek ülkemizde elektronik sporların temelini atmış, düzenlediği organizasyonlarla ülkemizin 12 kez yurtdışında temsil edilmesini sağlamıştır. 2004 yılında kurucu ortağı olduğu Seti Media şirketi ile birlikte, ülkemizin önde gelen pek çok firması ile ortak projeler geliştirmiştir. Bu projeler arasında Türkiye’nin en büyük dijital oyun mağazası Playstore ve dünyanın ilk executive oyun klübü The Game For Big Kids özellikle göze çarpmaktadır. Tuğbek Ölek halen GoodGamers Yönetim kurulu üyeliğini ve Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği’nin Danışmanlığını yapmaktadır.