Genel

Engin Ardıç 32 milyon vatandaşımıza “MAL” dedi

Sabah gazetesi “köşe” yazarı Engin Ardıç, geçtiğimiz günlerde “Mal yetişkinler” başlığıyla bir yazı yayınlayarak, ülkemizde oyun oynayan insanlara “mal”, “bön” ve “salak” gibi pek çok hakaret savurdu. Bir soruna parmak basmak veya argüman ortaya koymaktan uzak olan yazı, tamamen oyun oynayan herkese ve özellikle de gençlere hakaretten ibaret.

Kendisinin, yıllardır kaleme aldığı vasıfsız “köşe” yazılarıyla halkımızın zekasına hakaret ettiği yetmemiş olacak ki, artık açıktan hakaret etmeye başlamış. Cehalet ve demogojiyi yazılarında zaman zaman siyasi, zaman zaman da boş amaçlarla birleştirmesiyle ünlü “köşe” yazarı, oyunların “ABD’nin insanları dıngıllaştırma” projesi olduğunu iddia ederek, aynı cümle içinde hem güzel Türkçemizi hem de aklın ve mantığın sınırlarını da ayaklar altına almış.

Halkımızın eğitim ve zeka düzeyinin yerlerde süründüğünü söyleyen Ardıç’a göre “insanlar arasında bir yandan “vasatlık”, öbür yandan “salaklık” yaygın”. Ancak bu çok eğitimli ve yüksek zekalı zatın oyunların 200 bin yıllık insanlık tarihi boyunca hayatımızda olduğundan haberi yok. Zaten oyun, oynamak ve oyun tarihi konusundaki cehaleti yazıdan açıkça anlaşılıyor. Oyun oynamadan büyüme ile sebeplendirilebilecek karakter sorunları da göze çarpıyor.

Oyunlar hayatımıza dün girmediği gibi, bugün modern hayatın alışkanlığı olan pek çok eylemden eskiye dayanıyorlar. Önce bu konuya bir açıklık getirelim. Oyunlar eğlenmenin, öğrenmenin, sosyalleşmenin ve insan gelişiminin en önemli unsurlarından biri. Öyle kendisinin dediği gibi sadece “koltukta kalça büyütmeye” yaramıyor anlayacağınız.

Sayın Ardıç bunlarla da kalmamış, hızını alamayıp tek tek isimlerini vererek, ülkemizde yerli yeteneklerimizce geliştirilip önemli ihracat başarıları yakalamış yapımları da “saçmalık” olarak tanımlamış.

Demek ki Türkiye’nin oyun ihracatının bir milyar doları geçtiğinden ve ülkemiz için önemli bir “kaliteli istihdam alanı” olduğundan habersiz. Parayı görmüş olsa bu tavrı da değişirdi kesin. Her hafta bir yeni yerli oyunumuz Avrupa ve Amerika listelerinin üst sıralarına yerleşiyor. Biz bu haberleri gururla takip ediyoruz. Bu sektöre emek veren herkes gençlerin önünü açmak, onlara yeni fırsatlar sunmak için ellerinden geleni yapıyor. Buna karşın Engin Ardıç’ın ülkemizde üretilmiş önemli kültür eserlerini “saçmalık” olarak nitelemesi anlaşılır değil.

Belki de tüm bu karalama ve nefret daha büyük bir sorunun parçasıdır. Oyunlara değil gençliğe ve gençliğe dair her şeye yöneltilmiştir. Zira saçmalıklarla dolu köşe yazısında Engin Ardıç gençlerin sinema ve televizyon arasındaki farkı bilmediğini ima ederek “altmışlı yıllarda seyrettiğiniz bir filmden söz ettiğinizde, gençler “o zamanlar filmleri kaç bölümde oynatıyorlardı” diye soruyorlar” gibi saçma bir argüman sunmuş.

Sonuç olarak bu talihsiz yazıyı ülkemizde oyun geliştirmeye emek veren herkes adına kınıyor, Sabah grubunu köşe yazarlarını seçerken daha dikkatli olmaya çağırıyoruz.

Eğer sinirinizi daha da bozmak istiyorsanız yazıyı şu linkten okuyabilirsiniz:

https://www.sabah.com.tr/yazarlar/ardic/2020/02/16/mal-yetiskinler