Genel

Esporcuların Gözünden Türkiye’de Espor Sektöründe Mobbing

Ülkemizde espor sektöründe mobbing olup olmadığını, takımların esporcuların fiziksel ve ruhsal sağlığı için neler yaptığını profesyonel oyunculara sorduk

Espor, dünyada ve Türkiye’de henüz gelişmekte olan yeni bir sektör. Ülkemizde de liglerde birçok espor kulübü yer alıyor; etkinlikler, turnuvalar, maçlar, düzenleniyor, yayınlar yapılıyor. Dışarıdan baktığımızda her şey yolunda görünebiliyor. Ancak işin iç yüzünü denetlemesi gereken kurumların ne denli etkili olabildiği tartışma konusu. Ülkemizde özellikle esporda mobbing hakkında pek araştırma olmadığını gördük ve konuya esporcuların gözünden bakmak istedik.

‘Mobbing’, iş yerinde psikolojik taciz, yıldırma olarak tanımlanıyor. 4. Forum Mobbing etkinliğinde sunulan araştırma verilerine göre,  çalışanların yüzde 90,7’si gereksiz görevler, olumsuz eleştiri, küçümseme ve iğneleme gibi uygunsuz davranışlara maruz kaldığını söylüyor. Kurumların yüzde 63’ünde psikolojik tacizin önüne geçmeye yönelik herhangi bir önlem alınmıyor.1

 

Yakın geçmişte neler oldu?

 

Espor, bahsettiğimiz üzere henüz yeni sayılabilecek bir sektör. Espor dallarında oynanan oyunların ve oyuncu topluluklarının, rekabetçi yapıları göz önünde bulundurulunca esporun toksik davranışlara ve mobbinge daha yatkın bir alan olduğunu ileri sürebiliriz. Özellikle Türkiye’de espor organizasyonlarını düzenli ve sıkı bir şekilde denetleyecek ve kontrol edecek bir kurumun eksikliği, konu hakkında yetersiz bilgi ve bunun sonucunda ihmalleri beraberinde getirebilir. Geçmişte Nicole Natasja “Wolf” Sølvmose ve Mustafa Kemal “Dumbledoge” Gökseloğlu gibi isimler bu konuyu gündeme getiren açıklamalarda bulunduğunu biliyoruz.

Mustafa Kemal “Dumbledoge” Gökseloğlu, Twitter üzerinden çalışma ortamında bazı homofobik tavırlarla karşı karşıya kaldığı iddiasında bulunmuştu. Natasja “Wolf” Sølvmose ise kendisi ve takımının sürekli oyalanarak ödemelerinin geciktirildiğine dair bir açıklama yapmış ve ödemelerinin yapılmaması halinde konuya dair elindeki görüşme kayıtlarını ve yazışmaları yayınlayacağını söylemişti. Benzer şekilde, daha önce Galatasaray Esports da oyuncu ve koçları geciken maaş ödemeleriyle bir süreliğine gündem olmuş ve sonrasında Şampiyonluk Ligi’nin profesyonellik standartlarını korumak amacıyla takımın lige katılım hakları Riot Games tarafından askıya alınmıştı.

Biz de bu örneklerden yola çıkarak ülkemizde henüz çok da değinilmeyen, Espor sektöründe mobbing hakkında, Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi’ndeki oyuncuların yorumlarını alarak bir araştırma hazırladık.

 

Nicole Natasja “Wolf” Sølvmose ve Mustafa Kemal “Dumbledoge” Gökseloğlu

 

Espor Oyuncularının fiziksel ve ruh sağlığı

 

Konuya esporcuların sağlığıyla başlayalım. Özellikle profesyonel ligde yarışan takımların çoğu ‘gaming house’lara sahip ve oyuncular antrenman dışındaki zamanlarını da burada geçiriyorlar. Bu durumda oyuncuların güvenlik ve sağlıkları takımın sorumluluğunda oluyor. Riot Games de liginde yarışan espor oyuncularının sağlığına oldukça önem veriyor. LoL Esports geçmişte, Kuzey Amerika Leagues Of Legends Şampiyonluk Ligindeki takımların yeme düzenleri ve takımların, oyuncularının yeme düzenlerini nasıl kontrol ettiklerine değinen bir yazı da yayınlamıştı.

Espor oyuncuları işleri gereği, antrenman için uzun süre bilgisayar başında hareketsiz kalabiliyor. Bilgisayar karşısında uzun süre oturmak ve rekabetçi oyun ortamında uzun süre bulunmaksa  oyuncuların fiziksel ve ruhsal sağlığını etkileyebiliyor. Esporcular üzerinde yapılan araştırmalar sonucu esporcuların % 56’sının göz yorgunluğu yaşadığı, % 42’sinin boyun ve sırt, % 36’sının bilek ve % 32’sinin el ağrısı olduğu bildiriliyor. Bununla birlikte, bir rahatsızlık bildirenlerin sadece % 2’si tıbbi tedavi arayışına yönelmiş. Ankete katılanların %40’ı, belirli bir günde fiziksel aktivitede bulunmadığını da ekliyor.2

Elbette fiziksel rahatsızlıklar yanında işin ruh sağlığı boyutu da var. Yapılan araştırmalar e-spor oyuncularının 51 farklı stres faktörü ile karşı karşıya olduğunu gösterirken, oyunculara psikolojik eğitim ve danışmanlık verilmesini öneriyor. Bu bilgiler ışığında espor organizasyonlarının, oyuncularının performansını etkileyen etmenler hakkında geri dönüş alarak oyuncuların psikolojik sağlığı için çalışmalar yapması gerektiğini söyleyebiliriz.

 

Araştırmamıza yardımcı olan oyuncuların belirttiğine göre takımlar, oyuncuların performansını etkileyen konular hakkında oyuncularla fikir alışverişinde bulunuyor. Dark Passage takımından Berşan “WaenA” Aydın, takım yönetiminin kendileriyle sürekli iletişim halinde olduğununu söylüyor ve ekliyor: “Sadece onların hissettiği bir durum olsa bile gelip bir sıkıntımız var mı diye kontrol ediyorlar. Edebilecekleri bir yardım varsa onlar yardım ediyor, yoksa danışabileceğimiz birine yönlendiriyorlar.”  

Elbette beş parmağın beşi bir değil. Kimi oyuncular psikolojik olarak kimi oyuncular ise fiziksel olarak takımların yeterli çalışmalarda bulunmadığını söylüyor. Bunun yanı sıra kimi oyuncularsa ekstra çaba sarf eden birkaç koç dışında psikolojik sağlık anlamında yeterli destek görmediklerini ve bu konuda profesyonel bir çalışma yapıldığını düşünmediklerini belirtiyor.

 

Özetle takımlar kendi içinde bazı önlemler alsa ve oyuncularıyla yakından ilgilense de, genel olarak profesyonel ve düzenli kontrollerin sağlandığı bir çalışma ortamının henüz kurulamamış olduğunu görüyoruz. Bunun da yine esporun Türkiye’de yeni sayılabilecek bir sektör olmasından ve gelişmiş denetim mekanizmalarının henüz kurulmamasından kaynaklandığını düşünebiliriz.
Fiziksel sağlıkla ilgilenildiğini düşünsem de psikolojik sağlık anlamında yeterli bir çalışma yapıldığını düşünmüyorum. Bunun için ekstra bir çaba sarf eden birkaç koç dışında kimseye rastlamadım. Bu konuda profesyonel bir çalışma yapıldığını düşünmüyorum.”

 

İş yerinde psikolojik taciz, yıldırma: Mobbing

 

Yazımızın buraya kadar olan kısmında, sektörde oyuncuların performansını etkileyen fiziksel ve ruhsal sağlık etmenleri üstüne düşülüp düşülmediği hakkında genel bir fikir edinmeye çalıştık. Ama işin ruh sağlığı boyutu aslında görünenden daha derin. Görmezden gelinme, haksız beklentide bulunulması, fazla iş yüklenilmesi ve oyuncuların yüksek beklentiler altında strese maruz bırakılması gibi aslında çok da dile getirilmeyen etmenler de var.

Takım halinde oynanan oyunlarda yer alan insanların fikirlerinin görmezden gelinmesi ya da daha önemsiz görülen işlerin verilmesi oyuncuyu diğer takım üyelerine göre değersizleştirmek anlamına geliyor. Bu davranış, akademik çalışmalarda mobbing tanımı kapsamına giren davranışlardan sayılıyor.

Şu an Şampiyonluk Ligi’nde oynayan oyunculardan biri, henüz kariyerinin başlarındayken isimlerinin küçük görülmesi sebebiyle bazı fikirlerinin görmezden gelindiğini ancak kendini kanıtladıktan sonra fikirlerine saygı duyulduğunu söylüyor. Buradan da aslında bazı takımların, oyuncular ve yönetim arasında bir hiyerarşi düzeni kurarak oyuncuları etiketine göre yargıladığı sonucuna varabiliriz. Ancak benzer bir durum yaşadığını söyleyen başka bir oyuncu ise bu durumun tecrübesiz olmasından kaynaklandığını ve küçük yaştaki ve yeni oyunculara böyle davranılmasının art niyet içermediğini düşündüğünü söylüyor.

Haksız veya ilgisiz bir sebepten önemli sorumluluklardan uzak tutulduğun veya daha önemsiz görülen görevlerin yüklendiği oldu mu? Herhangi bir girişimin veya fikrinin kasten görmezden gelindiği oldu mu? Eğer böyle bir şey olduysa sence sebebi neydi?
Anonim Oyuncu: Hayır öyle bir şey olmadı. Herhangi bir fikrimi görmezden geldikleri oldu. Bunun sebebini de isim olarak küçük görmeleri olduğunu düşünüyorum. Eskiden saygı duymadıkları fikirlerime, kendimi kanıtladıktan sonra saygı duymaya başladılar.

 

Rekabetçi oyun yapısı ve stres etmenleri

 

Medyada yerli/yabancı bazı oyuncular, sektörde yeni ve genç oldukları zamanlarda daha farklı muamele gördüklerini belirtiyor. Sorularımıza yanıt veren bir oyuncu, kedisine kasıtlı olarak makul süre içinde yapılamayacak işlerin verilip verilmediğini, yani haksız beklentilerde bulunulup bulunulmadığını sorduğumuzda, profesyonel espor hayatına başladığı ilk senelerde oyunculardan fazladan çaba ve çalışma beklentisinde bulunulduğunu söylüyor. Ama bunun haksız bir beklenti olduğunu düşünmediğini ve art niyet görmediğini belirtiyor. Ancak öte yandan başka bir oyuncu, oynadığı eski takımda böyle bir şeye maruz kaldığını ve bundan kötü etkilendiğini belirtiyor.

Rekabetçi oyunların doğası gereği, oyuncuların belli bir miktarda zorlanması, konu hakkında fikrini paylaştığımız oyuncunun dediği gibi, belki oyuncunun sınırlarını zorlaması açısından kabul edilebilir bir şey olarak görülüyor olabilir. Ancak karşıdaki kişinin ruh hali ve kişiliği göz önünde bulundurulmadan yapılan ölçüsüz zorlamalar, rekabetçi sistem içindeki espor oyuncularını tıpkı diğer bir oyuncunun belirttiği gibi olumsuz yönde etkileyebilir.

RYL vs BJK
Rekabetçi oyunlar doğası gereği oyuncular üstünde ister istemez baskı hissi yaratabiliyor.

 

Dışarıdan doğrudan maruz kalınan stres yanında dolaylı yoldan da esporcuları olumsuz etkileyen faktörler de bulunuyor. Araştırmamıza katılan oyunculardan bazıları kendilerini sürekli destekleyen üst düzey yöneticileri olduğunu belirtse de durum her takım için aynı seyretmiyor gibi görünüyor. Bir oyuncu, eskiden oynadığı bir takımda yaşadığı iletişim sıkıntıları sebebiyle çoğu şeyin üstesinden kendisinin gelmesi gerektiğini ve bunun sonucunda o dönem çok stres altında kaldığını söylüyor.

Bunun dışında beklenti ve baskının yarattığı sıkıntıdan bahseden oyuncuların yanında, sürekli kariyeriyle ilgili gelecek kaygısı taşıyan ve eğitimiyle birlikte profesyonel oyunculuğu yürütmenin ekstra stres yarattığını söyleyen oyuncular da var. Elbette antrenman dönemleri dışında özellikle lig ve transfer süreçleri de oyuncular üzerinde az ya da çok stres yaratıyor. Bu süreçler hakkında Istanbul Wildcats takımından Alihan “PBD” Ocaklı bize biraz daha detaylı bilgi veriyor:

Transfer dönemleri fazla stresli olunan dönemlerden biri, transfer sürecinin yönetilmesi deneyimli oyuncular için zor değil fakat yeni oyuncular için çok zorlu bir süreç. Her ne kadar yardımcı olan Oyuncular Birliği gibi kuruluşlar olsa da yeterli seviyede olduğunu düşünmüyorum. Bunun dışında lig süreci de stresli olabiliyor ama bu takımdan takıma çok değişen bir şey. Bazı takımlar oyuncuyu stresten uzak tutmak için ekstra çalışsa da bu takımların sayısı az. Kendi oynadığım takımlarda ise bu işin normal stresi dışında ekstra bir strese maruz kalmadım.

PBD’nin dediğine göre bu stres yeni oyuncularda daha yüksek seviyede seyrediyor. Bu konuda yapılan çalışmaların olduğunu ancak bunun takımdan takıma değiştiğini anlıyoruz. Sonuç olarak ise takımların genel olarak oyuncularının lig ve transfer sürecindeki stresini yönetmekte yetersiz kaldığını söyleyebiliriz.

 

 Espor oyuncuları haklarını nerede ve nasıl arıyor?

 

Dosyamızın odağı olan esporcular, oyun oynamayı profesyonel bir uğraş haline getirmiş kişiler. Espor üzerinden para kazanan ve bunu bir kariyer olarak sürdüren insanlar. Esporun maddi kazanç sağlıyor olması otomatik olarak bir dizi hakların ve sorumlulukların olduğu yasal bir çerçeveyi de beraberinde getiriyor.  Bu da oyuncuların ne tür haklara sahip oldukları ve haklarını nasıl kullanacakları sorusunu akla getiriyor. Mevcut durumda herhangi olumsuzluk yaşandığında esporcuların öncelikli olarak başvuracağı yer takım yönetimi.

Sorularımıza yanıt veren oyuncuların çoğunluğu haklarını arama konusunda sıkıntı yaşamayacaklarını ve haklarını aradıkları için yaptırıma maruz kalmayacaklarını düşünüyor. Bunun yanı sıra oyuncuların geneli hakkını aradıktan sonra sorunun ne kadar çözüme kavuşacağı konusunda tam bir güvene sahip olmadığını söylüyor. Bunun takımdan takıma, olaylara ve Riot’un tutumuna göre değişebileceği de özellikle vurgulanıyor.

Oyuncuların bir kısmı ise geçtiğimiz dönemde Galatasaray Esports’a uygulanan yaptırımın kendilerine umut verdiğini söylüyor. Geçtiğimiz dönemlerde geciken oyuncu ve koç ödemelerini belirlenen tarihe kadar tamamlayamayan Galatasaray Esports’un lige katılım hakkı 2020 Kış Mevsimi’nde askıya alınmıştı. Kararın Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi’nin profesyonellik standartlarını korumak amacıyla alındığı belirtilmişti.

Oyuncular genel olarak takım sahiplerinden, menajerlerden ve tecrübeli oyunculardan destek gördüklerini belirtiyor. Bir oyuncu şu ana kadar hiç böyle bir durumla karşılaşmadığını söylüyor ve ekliyor: “Böyle bir duruma maruz kalsam bile yardımcı olabilecek bir sürü tecrübeli oyuncu, takım sorumlusu olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında da Oyuncular Birliği her zaman böyle konularda yardımcı olabiliyor. ”

VFŞL 2019 Yaz Mevsimi Şampiyonu

 

Espor ekosisteminin mobbingden arındırılması için kimlere ne görev düşüyor?

 

Son olarak ise oyunculara, espor ekosisteminde oyuncuların psikolojisinin korunması ve ilişkilerin mobbing’den arındırılabilmesi için neler yapılabilir ve bu konuda kimlere görev düşüyor diye sorduk.

Oyuncuların çoğunluğu, başta takım yetkilileri olmak üzere herkese görev düştüğünü söylüyor. Oyuncular, yapılması gereken şeylerin başında takımı düzenli bir şekilde spor psikoloğuyla görüştürmenin geldiğini belirtiyor. Bunun yanında öncelikle yöneticiler olmak üzere oyuncular dâhil herkesin bilinçlenmesi için yapılacak çalışmaların faydalı olabileceğini söylüyorlar. Her takımda oyuncuların yanında olacak ve dertlerini sorup dinleyecek insanların olması gerektiği de belirtiliyor.

Bunun haricinde başka bir oyuncu, Riot Games’in sürekli takımları kontrol etmesi gerektiğini ve takım yöneticileriyle iş birliği yapması gerektiğini düşündüğünü söylüyor. Berşan “WaenA” Aydın, espor ekosisteminde, özellikle takım içinde oyuncuların psikolojisinin korunması ve ilişkilerin mobbing’den arındırılabilmesi için neler yapılabileceği konusunda bize güzel bir açıklama yapıyor:

Bence bu iş herkesten önce takımdaki yetkililere düşüyor. Her takımda oyuncuların her anlamda yanında olup dertlerini dinlemesi gereken insanlar olması lazım. Bu kişinin görevi her takımda değişebilir. Menajer, asistan menajer hatta takım sahibi bile bu görevi üstlenebilir. Bunun haricinde oyunculara destek amaçlı haftalık psikolog seansları olan takımlar var SuperMassive gibi. O da durumdan duruma yararlı olabiliyor. Her sporda olduğu gibi esporda da takımların psikologları olabilir.

 

Sonuç

 

Araştırmamıza katılan oyuncuların da yardımıyla, espor ekosistemindeki mobbing konusu hakkında genel bir sonuca varabileceğimiz veriler elde ettik. Aldığımız farklı görüş ve yorumlarla sektörün genel durumu hakkında fikir edinebildik.

Öncelikle hemen hemen çoğu sorun için, birçok takım bir şeyler yapıyor. Ancak bu önlemler genellikle takım içinde alınıyor ve profesyonel olmaktan biraz uzak gibi görünüyor. Oyuncular bu noktada, kendileriyle yakından ilgilenenlerin çoğunlukla koçlar ve tecrübeli oyuncular olduğunu belirtiyor. Bu da sektörde genel olarak profesyonellikten ve kurumsallıktan uzak bir izlenim yaratıyor. Ancak elbette bunların dışında tutulan takımlar da var. Bu sorun, esporun Türkiye’de henüz yeni bir sektör olmasından, dolayısıyla gerekli tüm mekanizmaların ve espor kültürünün takımlar, oyuncular ve izleyiciler arasında oturmamış olmasından kaynaklanıyor olabilir.

Espor ekosisteminin iyileşmesi ise oyuncuların da belirttiği üzere herkese düşüyor. Takım yönetimlerinin ve oyuncularının konu hakkında eğitilmesi, yapılması gerekenlerin başında geliyor. Ancak elbette ki bu eğitim, yeterli ve konu odaklı denetimler olmadan hedeflenen faydayı sağlayamayabilir.

 

 

 

1 https://www.haberturk.com/izmir-haberleri/65254405-turkiyenin-mobing-haritasicalisanlarin-yuzde-90i-mobbing-magduru-oldugunu-dusunuyor

2 Hallie Zwibel, Joanne DiFrancisco-Donoghue, Amanda DeFeo, Sheldon Yao. An Osteopathic Physician’s Approach to the Esports Athlete. The Journal of the American Osteopathic Association, 2019; 119 (11): 756 DOI: 10.7556/jaoa.2019.125

3 University of Chichester. “Esports gamers face same level of psychological pressure as pro-athletes: Elite videogamers under as much stress as top-flight footballers and rugby players.” ScienceDaily. ScienceDaily, 12 November 2019. <www.sciencedaily.com/releases/2019/11/191112110315.htm>