EsporHukuk

Spor hukuku değil, elektronik spor hukuku

Bu yazımızda Fransa'da e-spor hakkında yapılan yasal düzenlemenin getirdiği kurallar ve gelişmeler hakkında genel bir bilgilendirme yapmaya gayret edeceğiz.

Fransız, parlamenterler Rudy Sales ve Jérôme Durain tarafından hazırlanarak 2016’nın ortalarında yayınlanan elektronik spor raporunun [1] ardından, Fransız Hükümeti Mayıs 2016’da, elektronik sporların bu yıl içinde yasal olarak düzenleneceğini ve bu konuda çalışmaların başlatıldığını duyurmuştu [2].

Bu duyuru ve gelişmeler, yapılacak düzenlemenin boyutu ve kapsayacağı konular, o tarihte kamuoyu tarafından henüz tam veya net olarak bilinmediğinden ve Avrupa ekolünde elektronik sporun yasal olarak ilk defa bu derinlikte bir düzenlemeye konu edilecek olmasından ötürü, çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdi.

Şimdilik bu tartışmaları bir yana bırakacak olursak, Fransız Meclisi 28 Eylül 2016’da Numeric Law [3] (Loi pour une République Numérique) olarak ifade edilen yasanın son halini kabul ederek elektronik sporu yasal olarak düzenleyen ilk ülke sıfatını elde etmiş oldu.

Böylece, Fransa, elektronik spor regülasyonunda kendisinden sonra gelecek pek çok ülkenin rol modeli konumuna taşındı. Peki acaba bu düzenleme neleri kapsıyor ve nasıl tepkiler aldı?

Yapılan düzenleme ile ilk olarak kimlerin profesyonel oyuncuları olduğunu düzenlerken, bu oyuncular ilk defa yasal bir çerçeveye kavuşturuldu. Böylece resmi olarak yetkilendirilmiş bir birlik veya şirketle kazança amaçlı şekilde sözleşme yaparak rekabetçi oyunları bu şekilde oynamakta olan kişilerin e-sporcu olacağı, ana hatları ile kabul edilmiş oldu. Sözleşme süresi de en fazla 5 yıl şeklinde sınırlandırıldı. Minimum sözleşme süresi ise sezon süreleri dikkate alınarak 12 ay olarak düzenlendi. E-spor sezonlarının takvimlerini belirleme yetkisi bakanlığa verildi. Burada bir birim veya kurulacağı söylenen federasyon tarafından sezon takvimleri oluşturulması bekleniyor.

Yine profesyonel esporcular ile yapılacak sözleşmelerin tabi olduğu koşulların da yasa ile düzenlendiğini görüyoruz. Buna göre, profesyonel bir e-spor sözleşmesinin geçerliliği bunun resmi standartlara uygunluğuna ve onaylanmasına bağlanıyor. Buradaki resmi standart ve onaylarının ise Federasyon veya Bakanlık bünyesinde bir birim tarafından yürütülmesinin planlandığı açıklandı. Sözleşmeler 3 adet düzenlenmek zorunda olup bunların bir tanesi bakanlığa, bir tanesi sporcuya, bir tanesi takım sahibi şirket veya birliğe ait olacak.

Sözleşmeyi, iki taraflı anlaşma olmaksızın tek taraflı feshetme yetkisi de düzenleme ile geçersiz olarak tanzim edilmiş bulunuyor. Böylece, birlik veya şirket takımdaki e-sporcunun sözleşmesini tek taraflı feshedip sonlandırma hakkını sözleşmeye yazsa bile, bu hukuken bağlayıcı, geçerli olmayacak.

Yapılan düzenleme Fransız İş Kanunlarının, birkaç istisna dışında, tüm elektronik sporcu sözleşmelerine uygulanmasının da yolunu açıyor. Böylece elektronik sporculara ulusal sigorta güvencesi, işsizlik güvencesi ve ödemesi ile emeklilik hakları yasla olarak tanınmış oldu. Bir elektronik sporcu ile sözleşme yapan şirket veya birlik bu sporcuya diğer sporcuları ile eşdeğer şekilde eğitim ve rekabet etme hazırlıklarına dair olanakları sunmak zorunda. 16 yaşından küçük e-sporcuların takımlarda yer alması ise olağan şekilde ebeveyn onayına bağlanmış bulunuyor.

Yasanın bir diğer önemli düzenlemesi oyun veya e-spor ile kumarın net bir şekilde ayrılmasını öngörmesinde toplanıyor. Çünkü yıllardan bu yana, video oyunları ve e-spor oyunları ve kumar arasında yaygın bir karıştırılma durumu ve riski mevcut. Fransız düzenlemesi ise kumar ve e-sporun birbirine karıştırılmasının hatalı bir tutum olduğunu resmi olarak ilk defa ortaya koyulmuş oldu. Bu sonucun, Fransız Oyun Geliştiricileri Birliğinin (SELL) son dakikada yasa metnine bir madde ekletmesi sayesinde mümkün olduğunu ve böylece oyun ve kumar kavramlarının arasında yasal sınırların netleştirildiğini ekleyelim. Konu ana hatlarıyla bahse konu yasanın 42. maddesinde regüle edilmiş durumda.

E-sporcuların yurt dışı turnuva katılımlarında yaşadıkları sporcu vizesi alamama sorunu da burada çözüldü ve e-sporcuların sporcu vizesi almaları kabul edildi. Turist vizesi ile e-spor etkinliklerine katılma(ma)k geçmiş yılların en büyük sorunları arasındaydı. E-spor yayıncıları veya takımlarını bünyelerinde bulunduran şirketler veya kulüpler bakımından, oyunların yerel vergi kanunlarına tabi tutulacağının kabul edildiğini de vurgulayalım.

Özellikle e-spor turnuvalarının online ve fiziki katılıma göre katılım ücretleri ve ödüllere dair farklılaştırmaya olan ihtiyaç dikkate alınarak yapılan düzenlemede, bu ücret ve ödüllerde farklılaştırma da dikkat çeken bir diğer nokta. Uygulamada zaten kurumsal organizatörlerin uyguladığı üzere, küçüklerin spor turnuvalarına katılımı yasal olarak ebeveynlerinin izinlerine bağlanırken; ilaveten bunların kazanabileceği ödüllerin miktarında da kesin şekilde sınırlandırma yapıldığı görülüyor.

Kısaca ana hatları ile hakkında bilgi verdiğimiz Fransız regülasyonu, elektronik sporların popülerliğinin kısa gelecekte kayda değer şekilde artacağını ve küresel olarak konuya dair yasal düzenlemelerin de bu popülariteye kayıtsız kalamayacağını işaret ediyor. Zira yayın haklarından kulüpleşmeye kadar pek çok noktada hem yerel hem de küresel birçok şirketin ve spor kulübünün e-spor yatırım bütçelerini oluşturdukları veya mevcut olanı arttırdıkları görülüyor. Böylece yakın gelecekte “spor hukuku değil elektronik spor hukuku” ifadesini ve belki de sloganını çok daha sık duyacağımızı şimdiden söylemek yerinde olacaktır.

  • Bu yazı daha evvel Digital Age dergisinin dijital suretinde Mete Tevetoğlu tarafından yayınlanmış yazının güncellenmiş ve gözden geçirilmiş versiyonudur.

Yorumlarınız için LinkedIn sayfamızı ziyaret edin.

[1] http://esportsobserver.com/french-government-report-esports-explores-possible-regulation-governance/

[2] http://venturebeat.com/2016/05/03/french-government-announces-plans-to-legalize-and-regulate-esports-industry/

[3] http://www.senat.fr/enseance/textes/2015-2016/744.html#AMELI_SUB_4_1468248055899_1432

 

 

Dr. Mete Tevetoglu
Dr. Mete Tevetoğlu LL.M I Lawyer I Legal Counsel I Asst Professor Dr. Mete Tevetoğlu hukuk lisans eğitimini 1997-2001 arasında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamlamıştır. İstanbul Bilgi Üniversitesinde Eknomi Hukuku ve Marmara Üniversitesinde Özel Hukuk Yüksek Lisansını tamamlayan Tevetoğlu 2006 yılında Mali Durumu Bozulan Aracı Kurumlarda Alınacak Tedbirler ve Özellikle Tedrici Tasfiye başlıklı teziyle İktisadi Araştırmalar Vakfı tarafından düzenenen tez yarışmasında mali hukuk alanında Ünal Aysal Tez Ödülüne layık bulunmuş ve bu kitabı vakıf tarafından yayınlanmıştır. Dr. Tevetoğlu araştırma ve çalışmalarını London School of Economics and Political Science and University of London Institute of Advanced Legal Studies bünyesinde tamamlayarak Sermaye Piyasasında Uygulanacak Hukuk ve Uyuşmazlıkların Çözümünde Tahkim başlıklı eseriyle 2009’da hukuk doktoru unvanına hak kazanmıştır. Kadir Has Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi ve Maltepe Üniversitesi Hukuk fakültelerinde öğretim üyesi olarak görev yapan Tevetoğlu halihazırda Ticaret Hukuku, Fikri Mülkiyet Hukuku, Bilişim Hukuku, Sermaye Piyasası Hukuku alanlarında çalışmakta, yayınlar yapmakta, mahkemelerde bilirkişilik görevinde bulunmakta ve ders vermektedir. Tevetoğlu’nun yukarıdakilere ek olarak Bilişim Hukuku, Bilişim Hukuku Mevzuat isimli yayınlanmış kitapları,çeşitli makaleleri, tercümeleri, bulunmakta olup Dr. Tevetoğlu uyuşmazlık çözümü, sermaye piyasası hukuku, teknoloji ve telif hukuku, oyun hukuku, şirketler hukuku alanlarında çalışmakta ve çok sayıda projede ve uyuşmazlık çözüm süreçlerinde danışmanlık yapmaktadır.